Uzun bir sefere çıktım ve sadece güzelliğimle zenginliğimi kaybettim. Seni Sevdim Yusuf! Seni bildim Yusuf’un Rabbi. Şimdi yorgunum ve hatalarımla ve o biricik, sevgili günahım olan Yusuf’u sevmemle gideyim ve ağlayayım… Nefsimin tüm ordularını çağırıyorum! Kaleye dönün; yanmış, ezilmiş, harap olmuş, burçlarındaki demirleri erimiş kalp kalenize dönün! Ki son bir dua için yanımda olmalısınız…
Hayat beklenmedik bir şeydir
Samimiyet riyaya, nezaket nobranlığa, istikamet omurgasızlığa, asalet bencilliğe, cesaret korkaklığa, derinlik sığlığa, incelik kabalığa, iyilik nankörlüğe, güzellik çirkinliğe, sahicilik sahteliğe, içtenlik yapmacıklığa, dostluk düşmanlığa, doğruluk eğriliğe karşı daima üstün gelmiştir. Hikâyenin başlangıcına değil de nihayetine bakmak gerekir. Kara bulutlar güneşe ne yapabilir?
Table Of Content
İbrahim Tenekeci
Kurduğunuz ilişkiler ağı sayesinde sizden daha kabiliyetli, gayretli ve hünerli bir insanın bir müddet önüne geçebilirsiniz. Fakat yalanla nereye kadar gidilebilir? Meziyet ve çalışkanlık, vakti geldiğinde her türlü hileyi, hasedi, husumeti, kayırmacılığı ve yok sayılmayı sıfırla çarpacak, kuvvettedir.

Gerçi şu da var: Gönlümüz yorulduğunda gözümüz hiçbir şeyi görmez olur. Yorgunluk geçince veya hafifleyince mutlaka görmemiz gerekenleri kaçırdığımızı, hatta kaybettiğimizi anlar ve üzülürüz.
“Üslup sahibi olmak, bir bütün hâlinde yaşamaya özen göstermek demektir. Bir öyle bir böyle, bir ondan bir bundan olmaz. Ahlâklı lakin kaba; bu iki hâl bir araya gelemeyecek kadar birbirine uzaktır.”
İbrahim Tenekeci
Hayat beklenmedik bir şeydir.
Gönül yorgunluğunu azaltmanın bir yolu da kendimize iyi gelecek meşgaleler bulmaktır. Dalıp gidebileceğimiz. Olanı en azından bir süreliğine unutabileceğimiz. O ilk etkiyi kalıcı hasar almadan atlatabileceğimiz.
- Karşımıza çıkacak yahut çıkarılacak olanları bilme imkânımız ne yazık ki yok.
- Neye maruz kaldığımızı ancak belli bir zaman sonra anlayabiliyoruz.
- Unutma: Meşakkatli dünya yolculuğu, sadece güzel bir gayeyle anlamlı ve çekilir hâle gelir.
- Gaye, gayreti de beraberinde getirir. Ne şifalı sözdür bu: Ha gayret!
Sevgili Arkadaşım,
Hep kötülere denk gelmekten şikâyet edilir. İnsandan anlamak nasıl da mühimdir. İyi insanlar hayatın her yerinde vardır. Asıl marifet, iyileri bilmek ve bulmakta. Önce onlarla ilgili olumsuz kanaate sahip oluruz. Az konuşan. Bakışlarını kaçıran.


Bir gölge gibi yanımızdan sessizce geçip giden. Çekingen. Tedirgin. Temastan sakınan. Evvela “kendini beğenmiş” deriz, “kibirli” hatta. Sonradan anlarız öyle olmadığını.
İyi insanlar aklımızdan ziyade kalbimizi çalıştırır.
Hayatımıza dokunur, katkı sağlar. Onların sayesinde aziz hatıralarımız olur.Sevgi sebat eder. Zorluğa ve yokluğa dayanıklıdır. İyilik üzerine kurulmuş zarif dostluklar da böyledir.
Unutma: Hayatımıza giren iyiler aydınlık bir hatıraya, kötüler ise pişmanlık dolu bir hataya dönüşür.
- Gençlik çağları bulmakla, olgunluk dönemi aramakla geçer.
- Şimdi nerede, ne hâldesin?
- Bulduklarını bırakmaya mı hazırlanıyorsun?
- Demek ki kıymetli bir çabanın, içindesin .
Artık biliyorsun: Bizzat hayatın kendisi ölüme sebebiyet veren bir şeydir. O hâlde kalan ömrünü geçen ömründen kurtarmaya bak. Evet, yorgunsun. Bu senin gerçekten de yaşadığını, hayatta olduğunu göstermez mi? Yeniden başlamak için ne güzel neden.
Canım Arkadaşım,
Aldığımız kimi yenilgi ve kayıpların asla telafisi yoktur. Bunu kabullenmeyen, elinde kalanları da kaybedebilir.
Unutma: Bazı şeyler ustalık değil, acemilik ve şaşkınlık gerektirir. Çok şükür; dünyanın acemisi olmak, bizi dünyalı olmaktan koruyor.
Güzel Arkadaşım,
Rakam maddiyatı, harf maneviyatı temsil eder. Rakam dünya, harf âlemdir. Rakamlar kafamızı, harfler kalbimizi çalıştırır. Harflerin âlemine giren bir insan bir daha asla eskisi gibi olamaz. Ağaçların kendi aralarında konuştuğunu duyar. Taşların da bir içi olduğunu anlar. Dağların dilini kavrar. Yaratıcının bütün renk ve seslerini ruhunda hisseder.
