Hayat yolunda gülü kendine örnek almalısın…
Öyleyse dikenlerinden sıyrıl ve zirvelerde aç!
Ne hoyratça batıp kimseyi incit, ne de manevi kuralları
hiçe sayarak müsamahakâr bir tavır takın…
Table Of Content
Hayatta “Gül”ce Duruş
“Gül”ce bir yol tuttur kendine, gerçeklerden taviz vermeyen, şeff af ve aydınlık. Hal diliyle ifade et kendini. Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol… Bukalemunlar bulundukları yerin rengine bürünür, sen kendin gibi ol… Hayat bir sınavlık geçici mekân, yaşarken farklılıkların
farkında ol… malesuada.

Unutmak!.. Kişinin verdiği sözü yerine getiremediğinde,
“unuttum” demesi yaralar dostlukları. Unutmak, unuttuğunu önemsemeyişin de bir ifadesi değil mi?
“Aşk, anlatılanların belirsizliğinde buharlaşıp kaybolan
gerçek… Dünyadan sonsuzluğa kanat açış… Yüreklerdeki
dipsiz kuyunun ta kendisi….”Ahmet Günbay Yıldız
Hayatta “Gül”ce Duruş
Aşkı tanımak mı istiyorsun? Sonsuz mesafeleri sığdırdığın kalbine bak… Kulluğunun farkına var ve kendini
Sonsuzluğun Sahibi’ne ada. İşte o zaman aşkın gerçeği ile
yüzleşecek, maddi arzuların aşktan başka bir şey olduğunu
anlayacaksın…
- Anlamakta zorluk çektiğimiz ve
kabullenemediğimiz huzursuzlukları fırtınaya
çeviren en önemli hususlardan biri, herkesi
kendimize benzetme savaşımızdır…


Hayata İz Bırakmak
“Hayat” kelimesi diriltmek, yaşatmak, selamlaşmak, esenlik
dileği, algılama gücü, irade ve akıl gücü, üzüntünün kalkması
gibi anlamlara gelir. Kelimenin öz anlamlarından da anlaşılacağı üzere hayat; yaşamanın, yaşatmanın, etkin, farkındalıklı ve
canlı bir sürecin adıdır.
- Taşıdığımız can, hayatta olduğumuzun göstergesidir. Yaşıyor
olmakla hayatta olmak arasındaki fark; canın, canlılığın, neye,
niçin sermaye edildiğiyle ortaya çıkar.
Hayata İz Bırakmak
Yaşamak; hayatta olmanın ne demek olduğunu bilmek, kendisine karşılıksız verilen bu imkânı farkındalıkla emeğe dönüştürmektir.
İnsan, hayat yolculuğunda tercih ve seçimleriyle insan olur son
nefese kadar. Hayat bize bazı tekliflerle gelir, biz de o teklifleri
tercihlerimizle yolumuz eyleriz.
Hayata iz Bırakmak
“Biz insana yolu gösterdik, artık ya şükredici olur ya da nankör.” (İnsan, 3)
Ayette geçen “yol” kelimesi, “sebil” kelimesi ile ifade edilir.
Sebil, takip edilen güzergâh, başvurulması gereken çare, ilke,
sistem, tarz ve hedef demektir.
Yolu, yolcunun niyeti belirler. Bizi biz yapan, alternatifler çoğaldığı zaman seçtiğimiz yoldur.
Hayatımızın rotasını,
değer verdiklerimiz ve hakikatten
beslenen ilkelerimiz belirlerse,
yolun sonu selamete çıkar

